

- 422
- Episodes
- Weekly
- Cadence
- 2020
- First episode
About Gerçek gazetesi
Sermayenin yalanlarına karşı işçi sınıfının gerçekleri
- Publisher
- Gerçek
- Category
- news
- Language
- tr
- Explicit
- No
- First episode
- 17 Feb 2020
- Latest episode
- 26 Oct 2026
Latest episodes
422 episodes in the feed.

26 Oct 2026
Armağan Tulun: Sevda Alyakut Sevgisini paylaşırken de mücadele ederken de kendinden esirgemeyen bir öncü işçi
25 Ekim’de Sevda Alyakut yoldaşımızı kaybedeli on yıl olacak. On yıl... Bu koskoca on yılda zaman, her şeyin ne kadar ilacıysa o kadar ilaç oldu yokluğuna alışmamız için. Ama özlemimiz dinmedi, ölümünün 10. yıl dönümünde bir kez daha özlemle anıyoruz Sevda ablayı, yoldaşımızı. Sevda yoldaşımızla 2014’te Çorlu'da, bir parti dostumuzun boş dükkânındaki işçi kahvaltısında tanışmıştık. Ama o sınıf içgüdüsüyle, ekmeğini kazandığı fabrikalarda mücadeleye daha önceden başlamıştı. Yeşil Kundura direnişinin öncülerinden olmuştu. O dönemde çalıştığı Silver Boya fabrikasında ise genç işçilerin derdi olduğunda koştuğu ilk kişiydi, herkesin Sevda ablasıydı. O günden sonra sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi bir sıcaklıkla açtı yüreğini de evini de bize. Büromuzu tuttuğumuz güne kadar, Erhan ağabeyle Sevda ablanın eviydi Devrimci İşçi Partisi’nin Çorlu’daki yuvası. Büroyu tuttuğumuz gün ise boş salonun ortasında sevinçten neredeyse dans ediyor, “Burası işçilerin evi olacak” diyerek yerinde duramıyordu. O dört duvarın ortasında yapılacak işçi toplantılarını, birlikte büyüteceğimiz mücadeleyi görüyordu. Büronun açılış konuşmasını da Sungur yoldaşımızla birlikte kendisi yaptı. Ama ne yazık ki üzerinden yalnızca aylar geçmişken 43 yaşında amansız bir hastalık sonucu işçilerin Sevda ablasını, Sevda yoldaşımızı kaybettik. Ama kişiliği ile, mücadelesi ile, heyecanı ve coşkusuyla her an mücadelemizde yaşamaya devam ediyor. Cenazesinde göğsümüzde fotoğrafını taşıdık ama sonrasında onun fotoğrafı sadece bir çerçevenin içinde kalmadı. Anısı, ekmeğini kazandığı Çorlu’da grevlerde, direnişlerde emekçi kadınlarla buluştu. Çorlu’da Bel Karper, Çerkezköy’de Adkoturk grevinde, Çatalca’da Polonez direnişinde emekçi kadınlar, işçiler onun anısına, mirasına sahip çıktı. Devrimci İşçi Partisi’nin 1 Mayıs kortejlerinde, en son 2026 1 Mayıs'ında, işçi sınıfının başkenti Gebze'de, yine 2016’da kaybettiğimiz Atlen Yıldırım yoldaşımızın fotoğrafıyla yan yana, DİP kortejinin en önündeydi. Sağanak yağmurun altında taşınan o iki fotoğraf, on yıl önce verdiğimiz sözün unutulmadığını anlatıyordu. Sevda yoldaşımızın anısı, sadece fabrika önlerinde, grev ve direniş alanlarında, meydanlarda değil, militan teorinin içinde de yaşamaya devam etti. Devrimci Marksizm dergisinin 2016'daki onuncu yıl konferansında, Şeyh Bedreddin İhtilali'ne ayrılan son oturum onun anısına ithaf edilmişti. Çünkü Sevda yoldaş demek sadece direnişlere öncülük eden bir pratik demek değildi. Aynı zamanda Marksist teoriyi öğrenme iştahıydı. İşten çıkıp ev işlerini bitirdikten sonra hiç uyumadan partinin eğitim seminerine gelmek demekti. Marksist teoriyi, okumakla yetinmeyip fabrikada yaşadıklarıyla sınayıp kendi sözcükleriyle anlatmak demekti. “Fabrikalar Marksist olduğunun farkında olmayan Marksistlerle dolu” derken, sınıf kini ile teori birleşiyordu. “Kirli düzen kirli bir ev gibidir. Dağıtmadan temizleyemezsin” sözü, reformizme karşı devrimi savunmanın özünü işçi sınıfının, emekçi halkın gündelik diline sığdırıyor, sayfalar dolusu bir teorik yazı kadar net berrak bir şekilde tartışmaya noktayı koyuyordu. Sevda yoldaş, Marksist teorinin dünyayı değiştirmek isteyen işçinin elinde bir kılavuz olabileceğinin canlı örneğiydi.

13 Oct 2026
Levent Dölek Gebze’den Aliağa’ya Smart Solar işçisinin iş, aş, hürriyet kavgası
Smart Solar ismini Gerçek gazetesi okuru öncü işçiler çok yakından tanıyor. Gebze’deki Smart Solar fabrikasında yıllara yayılan sebatkâr bir örgütlenme faaliyeti 2022 yılında sendikal yetkiyi almayı başarmış, patronun cevap olarak bir kadın işçiyi işten atmasına fabrika işgaliyle cevap veren işçiler hem kadın işçi temsilcilerini hem de sendikal haklarını söke söke almışlardı. O andan itibaren sendikal yetkiyi bileğinin gücüyle alan Smart işçileri, bu yetkiyi resmiyete kavuşturmak için de hem fabrikada hem adliye önlerinde direnmeye devam etti. Nihayet geçtiğimiz yıl 22 Ekim’de Smart Solar işçileri Gebze’de 114 gün süren şanlı bir grevin daha altından kalktı! Ve şimdi işgal, grev, direniş dalgasına Smart Solar’ın Aliağa fabrikası da katıldı! Bu Smart Solar işçilerine ne oluyor? Bu ne kavgacı işçidir? Habire işgal, grev, direniş! Hayır, Smart Solar işçisi kavgacı değil. Bilinçli ve örgütlü. Dolayısıyla da patron işine aşına göz diktiğinde yapması gerekeni yapıyor. Her işçinin olması gerektiği neyse onun örneği oluyor, gitmesi gereken yol neyse o yolu gösteriyor. Smart Solar işçileri yıllar önce Gebze’de örgütlenirken meselenin sadece yetki için gerekli üye sayısını sağlamak olmadığını biliyordu. Bir yandan işçiler sendikaya e-devletten üye olurken bir yandan da öncü işçiler, sendikalaşmayı öğrenir öğrenmez patronun yapacağı saldırıya karşı atılacak adımları planlıyor ve gerekli hazırlıkları yapıyordu. Patron işçi attığında Smart komitesi için şimdi ne yapacağız diye bir tartışma yoktu… İşgal, grev, direniş! Geriye sadece hangi vardiyada, saat kaçta başlıyoruz, iaşeyi sağlamak, dayanışmayı örgütlemek için yapılacaklar nelerdir gibi sorular kalmıştı. Bu bir sınıf mücadelesi. Mücadele de iki taraflı. Patron tarafı Gebze’de işçilere diş geçiremeyince bu örgütlenmenin diğer fabrikalara yayılmasını engellemek için harekete geçti. Önce Dilovası’ndaki fabrika daha sonra da Aliağa’da kurulan fabrika yasalar, yönetmelikler ayaklar altına alınarak, enerji üretmeyen enerji üreten panelleri imal eden fabrikalar, enerji işkolunda gösterildi. Tabii ki bu fabrikalarda derhâl patronla işbirliği içinde Türk-İş’e bağlı TES-İŞ örgütlendi. Patron kendisine taşeron insan kaynakları hizmeti yapacak bir yapı kurdum zannederken, devrimci ve öncü işçiler gizliden gizliye örgütlenerek Dilovası fabrikasındaki TES-İŞ temsilciliğini çoktan almışlardı. Dilovası fabrikası kapanıp işçiler Gebze fabrikasına ve Birleşik Metal-İş sendikasına geçince oradaki mücadelenin bu aşaması bir neticeye bağlanmış oldu. Aliağa fabrikasında ise mücadele devam etti. TES-İŞ sendikası burada patronun istediği rolü uzun süre oynayabildi. Özellikle de geçtiğimiz sözleşme döneminde Birleşik Metal-İş Gebze fabrikasında greve çıkarken, TES-İŞ Aliağa fabrikasında apar topar sözleşmeyi imzalayıp grev kırıcılığı yaptı. Her iki fabrika aynı çatı altında olsa ve birlikte greve çıksa, belki günler sürecek belki de greve dahi çıkmadan anlaşma sağlanacak olan yerde, Gebze’deki işçiler 114 günlük uzun ve çetin bir kavgaya girmek zorunda kaldı. 114 günün sonunda “yedi düvele karşı” denir ya öyle bir zaferdi elde ettikleri. Ama bir yandan grev halayları çekerken, halaydan çıkıp da son grev çayları içilirken konuşulan tek bir şey vardı: “Bir sonraki dönem için İzmir’in kazanılması lazım!” İşçi kendi göbeğini kendi kesmek zorundadır. Devletten de beklenecek bir şey olmadığı, açıkça yasa dışına çıkarak grev kırıcılığı yapanlara göz yumulmasından, barikatların ise işçilere karşı kurulmasından belli olmuştur. Smart Solar işçisi iş, aş ve hürriyet mücadelesindedir.

13 Oct 2026
Türkiye yargı operasyonlarıyla sarsılıyor Yarı askerî rejimin iç çelişkileri ve sınıf siyasetinin önemi
Türkiye siyaseti içinde yargının öne çıktığı bir dönem yaşıyoruz. İsmi, hâkim ve savcı sıfatıyla muhalefete yönelik siyasi davalarla (CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Adalet Bakanı olmadan önceki süreçte ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu davaları bunlardan öne çıkanlar) özdeşleşen Akın Gürlek’in, Adalet Bakanı yapılmasıyla hızlanan bir süreç söz konusu. Bu yeni süreçte gündeme gelen davalar yine siyasi içerikli olmakla birlikte, doğrudan muhalefeti hedef almayan, tam tersine iktidar cephesinin içine uzanan, yarı askerî rejimin güç dengelerini sarsan soruşturmalar ve tutuklamalar da gündemde. Akın Gürlek bu yargı aktivitesi içerisinde muhalefete karşı siyasi davaların yürütücüsü olma imajını da büyük ölçüde değiştirmiş, sadece iktidar nezdinde değil, muhalif kesime dahi sirayet eden bir biçimde bir “temiz eller savcısı” imajı edinmeye başlamıştır. Muhalefete egemen olan ve bizim her zaman eleştirdiğimiz “tek adam rejimi” tezi, bu imaj tazelemesinde iktidar cephesine büyük yarar sağlıyor. İstibdad medyasının “Erdoğan iyi çevresi kötü” tezi ile muhalefetin “tek adam rejimi” tezi her şeyin merkezine Erdoğan’ı koymakta ortaklaşıyor. Oysa mevcut istibdad rejimini (baskıcı keyfi yönetim) tek merkezli değil parçalı bir yapı olarak görürseniz, tablo değişir. Bir tek adam rejimi yok. Yarı askerî karakterli, sivil ve askerî farklı güç odaklarının dengesi üzerine kurulmuş bir yapı var. Dört farklı grupta yargı operasyonları: Muhalefeti bastırma, yarı askerî rejim içinde güç mücadelesi, imaj operasyonları, hasar yönetimi Mevcut yargı aktivizmi tek bir merkezden yürütülmekte ise de her operasyon farklı siyasi saikleri içinde barındırıyor. Bu bağlamda dört ayrı kategoriden bahsedilebilir. Bunlardan ilki Esenyurt Belediyesi’nden başlayarak İBB ile devam eden, butlan davası ile doğrudan CHP’yi bölen ve muhalefeti bastırmaya, dizayn etmeye yönelen çeşitli operasyonlar. Bir diğer grup, muhalefet aleyhindeki baskıcı ve keyfi uygulamaların aracı olurken iktidara yakın kişi ve kurumları ise kayıran ve koruyan bir yargı imajını düzeltmeye yönelik, özellikle iktidarın kendi tabanındaki güven erozyonunu gidermeyi amaçlayan, mutlaka içinde “tuzu kuru” ünlülerin, magazin figürlerinin iliştirildiği operasyonlar. Bu tür operasyonlarda muhalefeti halkın geniş kesimlerinin zengin ve yoz bir hayatla özdeşleştirdiği kişi ve grupları savunur pozisyona itmek, böylece iktidara yönelen sınıfsal öfkenin muhalefete yönelmesini sağlamak gibi bir amaç da söz konusu. Eşcinsel derneklerine yönelik operasyonlarda da istibdad erkek egemenliğinin ve cinsiyet ayrımcılığının rüzgârıyla yelkenlerini doldurmaya çalışmıştı.
Who has been a guest on Gerçek gazetesi
Names identified in recent episode analyses. Showing up to five guests.
- Sungur Savran
- Ertuğrul Oruç
- Levent Dölek
Contact Gerçek gazetesi
- Guest appearances
- Books guests
Based on episode analysis; this does not confirm that the show is currently accepting guests.
Host of Gerçek gazetesi?
Claim your podcast to manage its listing and keep your show details accurate.
Pod Engine is an independent podcast discovery and analytics service and is not affiliated with or endorsed by this podcast. Artwork and show content belong to their owners. Full legal notice.
Explore this show
Podcast research with Pod Engine