Merhaba Sevgili Dinleyen,
Bir şeyler anlatmak, bir şeyler konuşmak aslında yolu bilen birinin ardından gelenlere bak böyle yerlerde var, uçsuz bucaksız ormanlar, denizin gökyüzü ile öpüştüğü manzarası şöyle böyle olan yerler, şuralardan geçeceksin bak ben geçtim sende gel deme şekli gibi geliyor bana. Fakat bu benim için oldukça karmaşık bir süreç. Ben bir yol bulabilmek adına konuşuyorum. Böylece bazen bir yol buluyorum, sonra kaybediyorum. Sonra bir süre yalpalıyorum, kayboluyorum. Sonra yeniden ayağa kalkıp yine deniyorum. Ve yine deneyeceğim. Ta ki bir yol bulana kadar.
Yol, işte böyle zamanlarda çok hüzünlü bir kelime. İnsan aslında daima bir yoldadır, ta ki sapağı kaçırıncaya kadar. O andan sonra yol, nereye varacağını bilmediğin bir uzaklık birimidir. Böylece adımlarının seni götürdüğü yeri bilmeden, belirsizce uzaklaşırsın şu anki kendinden. Her yol yeni bir sen inşa eder. Sen şu anki benliğinden memnun ol ya da olma, yol her zaman bir adım ardındaki senden farklı birini resmeder. Bu yüzden durup beklemek ve durup beklemenin beklemekle devam ettiği günlerde bile bir yolda devam ediyorsun demektir. İnsan, doğan her yeni gün, deneyimlediği yaşam sızıntılarının arasından özümsediği duygularla bakar hayata. Ve her baktığında farklı bir dünya görür.
Böylece bilmediğin bir yolda yürüyor olmak bir çeşit dünyada kaybolma biçimidir. Neyi ne için yaptığını, nereden ve neden geçtiğini bilmezsin.
Geçenlerde inanılmaz ferah hissettiren bir cümle ile karşılaştım. Bu cümle bir yanıyla yoldaki eksik olaran şeyi tamamlıyordu. Cümle aynen şöyle ;
Yürüsem, yürüsem, yürüsem, karşıma bir yol çıksa “işte burası” desem.
“İşte burası” diyebileceğin bir yer bulmak işte asıl mesele.
Ve oraya varmak değil, “işte burası” diyebileceğin bir yönde yürümek önemli olan.
Varmak artık oraya gelebilmek için duyduğun heyecanın, sevincin, mücadelenin kaybolduğu anlamını taşır.
18 Nov 2024
İçimizdeki Dünya
Merhaba Sevgili Dinleyen,
İçimizdeki dünya kurulmadan önce;
Biz bundan çok önceleri elbette dünya denilen yerde yoktuk. Ama şüphesiz biz yokkende hayat vardı.
Bir gün bir kadın ile bir adam bir yerlerde karşılaştı. Belkide o klişe an gibi bir kütüphanede çarpıştılar ve çevreye yayılan kitapları toplarken ilk kez göz göze geldiler. Sonra belki o kadın ilk çiçeğini buradan doğan mahçubiyetle belkide özür mahiyetinde aldı. Belki bir müddet adam hemen açılamadı, içinde besleyip büyüttü sevgisini. Belki de o ana kadar ki yaşamında sadece o kadına iyi bir cümle kurabilmek için okumuştu bunca kitabı. Ve sonra bu iki insan hayatlarını bir şekilde birleştirme kararı aldılar. Bazı yıldönümleri unutuldu. Bazı büyük sevinçler ve çokça gözyaşı yaşandı. Ve sonra bir insan yeryüzünde yaşamında ilk kez havayla temas etti. İşte o insan; yani ben. Ya da sen. Yani bizler bir anda dünyada bulduk kendimizi. Sonra bizlerde bir şeyler yaşamaya başlar bulduk. Gök yüzünü tanıdık, acılar yaşadık gözyaşı ile tanıştık. Ve böylece içimizde bir dünya varoldu. İşte size bundan bahsedeceğim. Bugün konumuz içimizdeki dünya.
1 Nov 2024
Yaşamı Yönlendiren Rutinlerimiz
Bu podcastimizde rutinlerin günlük yaşama katkısını, tarihsel ve bilimsel perspektiflerle ele alıyoruz.
27 Oct 2024
Şahsi Özgürlüğümüz
Şahsi özgürlüğüne adım atmak, bir başkasının belirlediği kurallardan sıyrılmak, kendine “kendi yolunu seçme” hakkını vermek demektir.
22 Oct 2024
Kendin Olma Cesareti
Kendin olma cesareti bir adımla başlar. Hadi bu podcastle o adımı at!
Reach and audience
Public platform figures. Ratings count people who left a rating, not total listeners.
Spotify
5.0 / 5
1 ratings
Host of Kendini Yeniden İcat Et?
Claim your podcast to manage its listing and keep your show details accurate.
Pod Engine is an independent podcast discovery and analytics service and is not affiliated with or endorsed by this podcast. Artwork and show content belong to their owners. Full legal notice.
Explore this show Podcast research with Pod Engine