

- 16
- Episodes
- 2020
- First episode
About Vesaire
BSM ve Vesaire tarafından 2020 yılında gerçekleştirilen ortak yapımın tüm bölümlerini dinleyebilirsiniz.
- Publisher
- BSM Kolektif
- Category
- society & culture
- Language
- tr
- Explicit
- No
- First episode
- 29 Jun 2020
- Latest episode
- 29 Jun 2020
Latest episodes
16 episodes in the feed.

29 Jun 2020
1968 Yazında Godard ve Roling Stones
1960’ların sonunda hem yönetmen Jean-Luc Godard hem de rock grubu The Rolling Stones, üretkenliklerinin ve şöhretlerinin zirvelerinde dolaşıyorlardı. Godard, 1967’de üç uzun metraj film çekmiş, The Rolling Stones ise aynı yılın Ocak ayında Between the Buttons’ı, Aralık ayında ise Their Satanic Majesties Request’i yayımlamıştı. Godard ile Stones’u bir araya getiren ise bir bakıma 1968 yılının Mayıs ayında Paris’te yaşanan devrimci protestolar olmuştu. Yazan: Onur Sesigür (https://vesaire.org/author/onursesigur/) Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Eski kitaplar neden güzel kokar?
Eski kitapların kendine has kokularının sırrı Compound Interest (http://www.compoundchem.com/) adlı blogda yayınlanan bir infografik ile açıklandı. Blogun sahibi kimya öğretmeni Andy Brunning’in konuya ilişkin açıklaması ise şöyle: Yazan: Cüneyt Bender Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Silgiler Neden Hep Pembeydi?
Yazı araçlarımızın görünümünü 19. ve 20. yüzyılda rakiplerinden sıyrılmaya çalışan kalem üreticilerinin pazarlama kararlarına borçluyuz. Yazan: Abigail Cain (https://www.artsy.net/article/artsy-editorial-erasers-pink) Çeviren: Selin Pervan (https://vesaire.org/author/slnprvn/) Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Cervantes hiç İstanbula geldi mi?
Modern romanın öncüsü kabul edilen Miguel de Cervantes Saavedra’nın hayatına ilişkin efsaneler ve gerçekler, yazarın ölümünün üzerinden 400 yıl geçmesine rağmen birbirine karıştırılmaya devam ediyor. Don Kişot’un usta yazarının İstanbul’a esir olarak geldiği ve 1578 -1580 yılları arasında Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Camisi’nin inşaatında çalıştırıldığı rivayet edilir (https://en.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7_Ali_Pasha_Complex). Yazan: Cüneyt Bender Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Bilimsel Gerçek Banyoda Yıldız Sizsiniz
Karaoke barda mikrofonu elinize alıp bağıra çağıra söylediğiniz “Ele Güne Karşı” insanların kulaklarını tıkamasına, kadehlerin kırılmasına yol açıyorsa, arkadaşlarınızı ürkütüyorsanız, hâlâ bir ümit var ve duş perdenizin ardında saklı. Bilim insanlarının araştırmasına göre (http://www.exploratorium.edu/music/questions/shower.html) banyoda şarkı söylemenin eğlenceli olmasının bir sebebi var: Duş kabinlerinin kendine has akustiği sayesinde duştayken sesiniz fark edilir derecede iyi çıkıyor. Yazan: Kate Beaudoin Çeviren: Merve Evirgen (https://vesaire.org/author/merveevirgen/) Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Nazi Selamı Vermeyi Reddeden Adam
İkinci Dünya Savaşı’nın en çarpıcı fotoğraflarından biri sayılabilecek karede, kalabalığın geri kalanı zorunlu “Sieg Heil” selamını verirken, August Landmesser önünde bağladığı kolları ve ifadesiz suratıyla milliyetçi Nazi coşkusuna katılmayı tek başına reddederken görülür. “Zaferi selamlamak” anlamına gelen bu selam, Adolf Hitler ile Nazi Partisi’ne sadakatin bir simgesiydi ve tüm Alman vatandaşları için mecburiydi. Yazan: Jay Syrmopoulos (http://thefreethoughtproject.com/story-iconic-photo-man-defying-hitler-nazis/) Çeviren: Cüneyt Bender Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Amacından Saptırılmış Bir Oyun: Monopoly
“Toprak satın alın, artık yenisini üretmiyorlar” diye alay etmişti Mark Twain. Nesiller boyu çocuklara gayrimenkul satın almayı, üzerine otel dikmeyi ve tesadüfen o karede bulunma ayrıcalığına sahip olmuş diğer oyunculara fahiş kira bedelleri ödetmeyi öğreten kutu oyunu Monopoly için kesinlikle işinize yarayacak bir söz. Yazan: Onur Sesigür Seslendiren: Arda Kavaklıoğlu

29 Jun 2020
Sanat Tarihinin En Büyük Sahtekârı: Han van Meegeren
Vasat bir ressam, nasıl sanat tarihinin en kusursuz sahtekârına dönüştü? 20. yüzyılın ilk yarısından "acıklı bir nitelikli dolandırıcılık hikâyesi. Sunan: Arda Kavaklığlu Yazan: Cüneyt Bender Okumak için: https://vesaire.org/sanat-tarihinin-e... (https://www.youtube.com/redirect?v=X7aRfS2kUc8&redir_token=YH7OsWzmyPxSgOZMiFzOo7mRxjJ8MTU5MzUxMDI4MEAxNTkzNDIzODgw&event=video_description&q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fsanat-tarihinin-en-buyuk-sahtekari-han-van-meegeren%2F)

29 Jun 2020
Bir CIA silahı olarak modern sanat
Sanat çevrelerinde yıllarca ya bir söylentiydi veya şakaydı, ama artık gerçekliği doğrulandı. CIA, Jackson Pollock, Robert Motherwell, Willem de Kooning ve Mark Rothko gibi sanatçıların eserleri de dahil olmak üzere Amerikan modern sanatını, Soğuk Savaş’ta silah olarak kullandı. Adeta sanatı destekleyen bir Rönesans prensi gibi davranan CIA (tek farkı gizliliğiydi) Amerikan Soyut Ekspresyonizm akımını dünya genelinde 20 yıldan daha uzunca bir süre teşvik etti ve tanıttı. Hiç akla gelmeyecek bir bağlantı. 1950 ve 1960’lar öyle bir dönem ki, Amerikaların çoğu modern sanatı sevmediği gibi küçümsüyordu da. Başkan Truman bir seferinde bu popüler görüşü şu şekilde özetlemişti: “Bu sanatsa, ben de Hottentot’um” (güneybatı Afrika’da bir yerli topluluk). Sanatçıların birçoğu zaten McCarthy dönemi Amerika’sında zar zor kabul edilen eski komünistlerdi. Kesinlikle Amerika hükümetinin desteğini almaya alışık olmayan bir gruptu. * Bu yazı, Frances Stonor Saunders’ın 22 Ekim 1995 tarihininde Independent’ta yayımlanan makalesinden (http://www.independent.co.uk/news/world/modern-art-was-cia-weapon-1578808.html) Selin Öner tarafından Vesaire için çevrilmiştir. Devamını okumak için: https://vesaire.org/bir-cia-silahi-ol... (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fbir-cia-silahi-olarak-modern-sanat&v=f6OCJ1eUyzg&event=video_description&redir_token=PRCkHPlVQaKNnkirNTk4P_c3G9d8MTU5MzUxMDAxOUAxNTkzNDIzNjE5)

29 Jun 2020
Daha Kısa Duşları Unutun!
Yazan: Derrick Jensen Çeviren: İnan Mayıs Aru (etilen.net) Sunan: Arda Kavaklıoğlu Aklı başında bir insan evladı çöpe atılmış işe yarar eşyaları toplamanın Hitler’i durduracağını düşünür müydü? Ya da köleliğe son vereceğini? Ya da sekiz saat çalışma hakkını kazandıracağını? Odun kesip su taşımanın insanları Çarlık Rusya’sı hapishanelerinden kurtaracağını? Bir ateşin etrafında çırılçıplak dans etmenin 1957’deki Oy Hakkı Yasası veya 1964’teki Yurttaşlık Hakları Yasası’nı getireceğini? Öyleyse neden şimdi tam da bütün dünya tehdit altındayken bu kadar çok insan böyle tamamen kişisel “çözümlere” dönüyor?

29 Jun 2020
Zenginliğin yeni sembolü: “Gösterişçi Üretim”
Gösterişçi tüketim şatafata tapınmayı gerektiriyorsa, gösterişçi üretim de çalışmaya tapınmayı gerektiriyor. Ne kadar çok harcadığınız değil, ne kadar çok çalıştığınız önemli. Bu yazı, Ben Tarnoff’un The Guardian’da yayımlanan makalesinden kısaltılarak Cüneyt Bender tarafından çevrilmiştir. https://vesaire.org/zenginligin-yeni-... (https://www.youtube.com/redirect?redir_token=BHMzN-dHtRDIrlrHSGiq-3LIHvZ8MTU5MzUwOTU0OUAxNTkzNDIzMTQ5&v=7pI9DluWy88&q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fzenginligin-yeni-sembolu-gosterisci-uretim%2F&event=video_description)

29 Jun 2020
Neoliberalizmin son tuzağı: Mindfulness
Mindfulness, yani bilinçli farkındalık, dünyaca ünlü isimlerin de desteğini alarak anaakıma yerleşmiş durumda. Meditasyon koçları, keşişler ve nörobilimciler Davos’a giderek Dünya Ekonomik Forumu’na katılan CEO’lara konunun inceliklerini anlattı. Mindfulness hareketinin kurucuları bir tür misyonere dönüştü. Bilim ve meditasyonu bir araya getiren bu öğretinin evrensel ya da küresel bir rönesansı tetikleme potansiyeli taşıdığını söyleyen Mindfulness Odaklı Stres Azaltma, yani MOSA’nın mucidi Jon Kabat-Zinn, stresle başa çıkmaktan daha fazlasını vaat ediyor. Ona göre mindfulness, türlerin ve gezegenin gelecekteki yüzyıllar boyunca hayatta kalmaları için belki de tek şansları. Tamamı: https://vesaire.org/neoliberalizm-son-tuzagi-mindfulness/

29 Jun 2020
Umutsuz bir sağlıklı yaşam takıntısı: “Wellness”
Modern çağın mecburiyetlerinden biri hâline gelen, ne yediğimizden ne içtiğimize, nasıl yürüdüğümüze veya uyuduğumuza kadar her şeyi içeren “wellness” trendi tam olarak ne işe yarıyor? Modern çağın mecburiyetleri olarak bize dayatılan kuralları düşünmeye pek vakit ayırmıyoruz. Bu kuralları genellikle ya sorgusuz sualsiz uyguluyoruz ya da uygulamayı beceremediğimiz için acı çekiyoruz. Bu kurallar dizisinin en başında ne yiyip içtiğimize, ne kadar yürüdüğümüze veya uyuduğumuza dek her şeyi kapsayacak biçimde genişletilmiş acayip bir olgu var. Batı’da “wellness”, Türkçede ise “sağlıklı ve iyi yaşam” diye anılıyor. Sağlıklı ve iyi yaşam tam olarak neye tekabül ediyor diye biraz araştırınca eski bir deyişe rastlıyoruz. Latincede mens sana in corpore sano olarak geçen ve Türkçeye de “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” şeklinde çevirebileceğimiz ifade, henüz alevlenmiş yeni bir cehennemi tek cümlede tasvir ediyor. Bu cehennemin her yanı yepyeni kaygılarla dolu. Mesela, yeteri kadar badem yemezsek kafamızın da yeteri kadar iyi çalışmadığını düşünmeyi olağan buluyoruz. Oysa her gün badem yemenin yeteri kadar çalışmayan kafaya pek faydası dokunmuyor. Yazan: Zeynep Özdoğan Sunan: Arda Kavaklıoğlu https://vesaire.org/umutsuz-bir-sagli... (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fumutsuz-bir-saglikli-yasam-takintisi-wellness%2F&redir_token=aNZLe26zLr9kqWcG7oljs0yuNpR8MTU5MzUwOTE1NEAxNTkzNDIyNzU0&event=video_description&v=zDY79bZH0w0)

29 Jun 2020
Paris Komünü’ne katılan Osmanlılar kimlerdi?
Tarihteki ilk sosyalist hükümet denemesi olan Paris Komünü, bahar günlerinde doğdu. III. Napolyon tarafından başlatılan ve Fransızların yenilgisiyle sonuçlanan Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından, Paris’te devrimci güçlerin örgütlediği halk ayaklanmasıyla kuruldu. 1871 yılının baharında 72 gün boyunca iktidarda kaldı. Ömrü kısa da olsa, devrim hükümeti tarihin en görkemli anlarından birini hazırlamıştı. Paris Komünü için şimdilik bu kadarıyla yetinelim, hikâyemiz için biraz daha erken bir tarihe ve İstanbul’a uzanalım. Namık Kemal, Ali Suavi, Agâh Efendi, Kayazâde Reşat Bey, Menâpirzâde Nuri Bey ve Mehmet Emin Bey gibi isimlerden mürekkep genç Osmanlı aydınları, dönemin padişahı Sultan Abdülaziz’den ve Sadrazam Ali Paşa’nın yarattığı boğucu ortamdan nefret ediyorlardı. 7 Haziran 1865’te Osmanlı Posta İdaresi’nin ilk müdürü, ilk Posta Telgraf Nazırı Ahmet Şükrü Bey’in şimdilerde Sabancı Köşkü olarak bilinen Yeniköy’deki evinde toplandılar. Toplantının ikinci günü ise dikkat çekmemek için Belgrad Ormanı’nda bir piknik görüntüsü altında gerçekleşmişti. Hürriyet ve eşitlik arayışındaki genç Osmanlı aydınlarının gizli örgütü İttifak-ı Hamiyet (Yurtseverler Birliği) böylece ortaya çıktı. Daha sonra “Jön Türkler” olarak da anılacak bu kuşak, dönemin yönetimi tarafından hem yurtiçinde hem de yurtdışında çeşitli kovuşturmalara maruz bırakılacaktı. Jön Türkler gazeteyi aydınlanmanın ve toplumsal dönüşümün önemli bir unsuru olarak gördüğünden Ali Suavi, Namık Kemal, Şinasi gibi grubun önde gelenleri gazetelerde dönemin yönetimini topa tutuyorlardı. Ali Suavi Muhbir gazetesinde, Namık Kemal de Tasvir- i Efkar gazetesinde bir meclis ve anayasa gerekliliğine vurgu yapan sert yazılar yazıyordu. Yazan: Recep Berber Sunan: Arda Kavaklıoğlu Tamamını okumak için: https://vesaire.org/paris-komunu-kati... (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fparis-komunu-katilan-osmanlilar-kimlerdi%2F&redir_token=ROkwKtC4sSUbtAzET3zNpZxjllZ8MTU5MzUwODk1MEAxNTkzNDIyNTUw&event=video_description&v=14-NUm854ZA)

29 Jun 2020
Satın Aldıklarınız Bozulmak Üzere Tasarlandı
İçinde yaşamaya zorlandığımız düzen bize tüketmemizi söylüyor. Bozulunca tamir etme, yenisi al diyor. Bunu hepimiz biliyoruz. Peki, bundan daha fazlasını da yaptığını biliyor muydunuz? Light Bulb Conspiracy yani “Ampul Komplosu”, 2010’da Alman yönetmen Cosima Dannoritzer tarafından çekilmiş bir belgesel. Genel olarak anlatılan “Planlı Eskitme” adı verilen uygulamalar üzerinden modern tüketim alışkanlıkları ve sürdürülebilirliğin imkansızlaştırılması. Tamamını okumak için: https://vesaire.org/satin-aldiklarini... (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Fvesaire.org%2Fsatin-aldiklariniz-bozulmak-uzere-tasarlandi%2F&v=nqfJC3fVTm0&event=video_description&redir_token=ewOVKTzViayZwW_v8ilA044jZzx8MTU5MzUwODQ2M0AxNTkzNDIyMDYz) Yazan: Onur Sesigür https://twitter.com/onursesigur (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fonursesigur&v=nqfJC3fVTm0&event=video_description&redir_token=ewOVKTzViayZwW_v8ilA044jZzx8MTU5MzUwODQ2M0AxNTkzNDIyMDYz) Sunan: Arda Kavaklığlu https://twitter.com/ardakavaklioglu (https://www.youtube.com/redirect?q=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fardakavaklioglu&v=nqfJC3fVTm0&event=video_description&redir_token=ewOVKTzViayZwW_v8ilA044jZzx8MTU5MzUwODQ2M0AxNTkzNDIyMDYz)

29 Jun 2020
Bir Kenti Hayata Döndüren Müzik: Leningrad Senfonisi
Müzik, kuşatma altında bir şehri hayata döndürebilir mi? 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden Dimitri Şostakoviç’in Yedinci Senfoni’si günümüzde St. Petersburg olarak bilinen Leningrad’a karanlık bir zamanda ihtiyacı olan umudu vermiş gibi görünüyor. Sunan: Arda Kavaklığlu Yazan: Cüneyt Bender - Vesaire (https://vesaire.org)
Contact Vesaire
- Guest appearances
- Does not typically book guests
Based on episode analysis; this does not confirm that the show is currently accepting guests.
Host of Vesaire?
Claim your podcast to manage its listing and keep your show details accurate.
Pod Engine is an independent podcast discovery and analytics service and is not affiliated with or endorsed by this podcast. Artwork and show content belong to their owners. Full legal notice.
Explore this show
Podcast research with Pod Engine