Podcast thumbnail for Lem'alar Mecmuası

Lem'alar Mecmuası

Claim This Podcast

by Av. Ali Kurt

150 episodes
Updated Daily
Accepts GuestsHas SponsorsLocation 🇹🇷

Podcast Overview

Av. Ali Kurt ile Lem'alar mecmuasından Risale-i Nur dersleri. Sözler Mecmuası için: Apple Podcast: https://podcasts.apple.com/us/podcast/risale-i-nur-dersleri/id1776556655 Spotify: https://open.spotify.com/show/2c7AlmTFKP9k6sKJ6QbEPS Bilgi ve yorumlarınız için: alikurthizmet@gmail.com

Language

🇹🇷

Publishing Since

10/31/2024

Reach the team behind Lem'alar Mecmuası

Verified contact details for this show aren't on file yet — sign up to get notified when they land.

Recent Episodes

Episode thumbnail for (149) 29. Lem’a-i Arabiye/2, Sh 325 | 1.Bab | Sübhanallah hakkındadır | Üç Fasıldır | Birinci Fasıl

June 11, 2026

(149) 29. Lem’a-i Arabiye/2, Sh 325 | 1.Bab | Sübhanallah hakkındadır | Üç Fasıldır | Birinci Fasıl

<p>YİRMİDOKUZUNCU LEM‘AÎmâna Medâr Âlî Bir Tefekkürnâme, Tevhîde Dâir Yüksek Bir Ma‘rifetnâmeبِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُKardeşlerim! Bu tefekkürnâme çok ehemmiyetlidir. İmâm-ı Ali Radıyallâhü Anh ona bir vecihte “Âyetü’l-Kübrâ” nâmını vermesi, tam kıymetini gösteriyor. Namaz tesbîhâtında aynelyakîn derecesinde kalbe gelmiş, çok risâleleri netice vermiş, otuz senedir akıl ve fikrimin gıdası ve ilacı olmuş bir ma‘rifetnâmedir. Bunu hem Lem‘alar içinde, hem kırk elli aded müstakil yazılsa münâsibdir.بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِاَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلَامُ عَلٰي سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓي اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَعي۪نَİfâde-i MerâmOtuz seneden beri kalbim, aklım ile imtizâc edip, Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ın لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ ٭ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ٭ اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ ٭ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ gibi âyetlerle emrettiği ve tefekkür mesleğine teşvîk ettiği hem تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadîs-i şerîfi, bazen bir saat tefekkür, bir sene ibâdet hükmünde olduğunu beyân edip, tefekküre azîm teşvîkāt yaptığı cihetle, ben de otuz seneden beri meslek-i tefekkürde akıl ve kalbime tezâhür eden büyük nûrları ve uzun hakîkatleri kendime muhâfaza etmek için işaretler nev‘inden bazı kelimâtı, o envâra delâlet etmesi için değil, belki vücûdlarına işaret için ve tefekkürü teshîl ve intizâmı muhâfaza için vaz‘ ettim. Gāyet muhtelif Arabî ibârelerle kendi kendime o tefekkürde gittiğim zaman, o kelimâtı lisânen zikirediyordum. Bu uzun zamanda ve binler def‘a tekrarımda bana ne usanç geliyordu ve ne de verdiği zevk-i rûhânî noksânlaşıyordu ve ne de onlara olan ihtiyâc-ı rûhî, zâil oluyordu. Çünkü bütün o tefekkürât, âyât-ı Kur’âniyenin lemeâtı olduğundan, âyâtın hâssası olan usandırmamak ve halâvetini muhâfaza etmek hâssasının bir cilvesi, o tefekkür aynasında temessül etmiştir.Sayfa 325Bu âhirde gördüm ki, Risâle-i Nûr’un eczâlarındaki kuvvetli ukde-i hayatiye ve parlak nûrlar, o silsile-i tefekkürâtın lem‘alarıdırlar. Bana ettikleri te’sîri başka zâtlara da edeceğini düşünerek, âhir ömrümde mecmûunu kaleme almayı niyet etmiştim. Gerçi çok mühim parçaları, Risâle-i Nûr’da derc edilmiştir. Fakat hey’et-i mecmûasında başka bir kıymet ve kuvvet bulunacaktır. Âhir-i ömür muayyen olmadığı için, bu Eskişehir’in hapsindeki mahkûmiyetim ve vaz‘iyetim ölümden daha beter bir şekil aldığından, âhir-i hayatımı beklemeyerek, kardeşlerimin ısrarları ve ilhâhları ile, tağyîr edilmeden, o silsile-i tefekkürât, yedi bâb üzerine yazıldı.[اَلْبَابُ الْاَوَّلُ]ف۪ي سُبْحَانَ اللّٰهِ [وَهُوَ ثَلَاثَةُ فُصُولٍ] [اَلْفَصْلُ الْاَوَّلُ] سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ السَّمَٓاءُ بِكَلِمَاتِ نُجُومِهَا وَشُمُوسِهَا وَاَقْمَارِهَا بِرُمُوزِ حِكَمِهَا. وَيُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ الْجَوُّ بِكَلِمَاتِ سَحَابَاتِهَا وَرُعُودِهَا وَبُرُوقِهَا وَاَمْطَارِهَا بِاِشَارَاتِ فَوَٓائِدِهَا. وَتُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ رَأْسُ الْاَرْضِ بِكَلِمَاتِ مَعَادِنِهَا وَنَبَاتَاتِهَا وَاَشْجَارِهَا وَحَيْوَانَاتِهَا بِدَلَالَاتِ انْتِظَامَاتِهَا. وَتُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ النَّبَاتَاتُ وَالْاَشْجَارُ بِكَلِمَاتِ اَوْرَاقِهَا وَاَزْهَارِهَا وَثَمَرَاتِهَا بِتَصْر۪يحَاتِ مَنَافِعِهَا. وَتُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ الْاَزْهَارُ وَالْاَثْمَارُ بِكَلِمَاتِ بُذُورِهَا وَاَجْنِحَتِهَا وَنَوَاتَاتِهَا بِعَجَٓائِبِ صَنْعَتِهَا. وَتُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ النَّوَاتَاتُ وَالْبُذُورُ بِاَلْسِنَةِ سَنَابِلِهَا وَكَلِمَاتِ حَبَّاتِهَا بِالْمُشَاهَدَةِ.وَيُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ كُلُّ نَبَاتٍ بِغَايَةِ الْوُضُوحِ وَالظُّهُورِ عِنْدَ انْكِشَافِ اَكْمَامِهَا وَتَبَسُّمِ بَنَاتِهَا بِاَفْوَاهِ مُزَيَّنَاتِ اَزَاه۪يرِهَا وَمُنْتَظَمَاتِ سَنَابِلِهَا بِكَلِمَاتِ مَوْزُونَاتِ بُذُورِهَا وَمَنْظُومَاتِ حَبَّاتِهَا بِلِسَانِ نِظَامِهَا١ ف۪ي م۪يزَانِهَا٢ ف۪ي تَنْظ۪يمِهَا٣ ف۪ي تَوْز۪ينِهَا٤ ف۪ي صَنْعَتِهَا٥ ف۪ي صِبْغَتِهَا٦ ف۪ي ز۪ينَتِهَا٧ ف۪ي نُقُوشِهَا٨ ف۪ي رَوَٓائِحِهَا٩ ف۪ٓي طُعُومِهَا١٠ ف۪ٓي اَلْوَانِهَا١١ ف۪ٓي اَشْكَالِهَا١٢</p>

Episode thumbnail for (148) 29. Lem’a/1, Sh 324 | İmana medâr âlî bir tefekkürnâme, Tevhîde dair yüksek bir ma‘rifetnâme

June 4, 2026

(148) 29. Lem’a/1, Sh 324 | İmana medâr âlî bir tefekkürnâme, Tevhîde dair yüksek bir ma‘rifetnâme

<p>Îmâna Medâr Âlî Bir Tefekkürnâme, Tevhîde Dâir Yüksek Bir Ma‘rifetnâmeبِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُKardeşlerim! Bu tefekkürnâme çok ehemmiyetlidir. İmâm-ı Ali Radıyallâhü Anh ona bir vecihte “Âyetü’l-Kübrâ” nâmını vermesi, tam kıymetini gösteriyor. Namaz tesbîhâtında aynelyakîn derecesinde kalbe gelmiş, çok risâleleri netice vermiş, otuz senedir akıl ve fikrimin gıdası ve ilacı olmuş bir ma‘rifetnâmedir. Bunu hem Lem‘alar içinde, hem kırk elli aded müstakil yazılsa münâsibdir.بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِاَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلَامُ عَلٰي سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓي اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَعي۪نَİfâde-i MerâmOtuz seneden beri kalbim, aklım ile imtizâc edip, Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ın لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ ٭ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ٭ اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ ٭ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ gibi âyetlerle emrettiği ve tefekkür mesleğine teşvîk ettiği hem تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadîs-i şerîfi, bazen bir saat tefekkür, bir sene ibâdet hükmünde olduğunu beyân edip, tefekküre azîm teşvîkāt yaptığı cihetle, ben de otuz seneden beri meslek-i tefekkürde akıl ve kalbime tezâhür eden büyük nûrları ve uzun hakîkatleri kendime muhâfaza etmek için işaretler nev‘inden bazı kelimâtı, o envâra delâlet etmesi için değil, belki vücûdlarına işaret için ve tefekkürü teshîl ve intizâmı muhâfaza için vaz‘ ettim. Gāyet muhtelif Arabî ibârelerle kendi kendime o tefekkürde gittiğim zaman, o kelimâtı lisânen zikirediyordum. Bu uzun zamanda ve binler def‘a tekrarımda bana ne usanç geliyordu ve ne de verdiği zevk-i rûhânî noksânlaşıyordu ve ne de onlara olan ihtiyâc-ı rûhî, zâil oluyordu. Çünkü bütün o tefekkürât, âyât-ı Kur’âniyenin lemeâtı olduğundan, âyâtın hâssası olan usandırmamak ve halâvetini muhâfaza etmek hâssasının bir cilvesi, o tefekkür aynasında temessül etmiştir.Sayfa 325Bu âhirde gördüm ki, Risâle-i Nûr’un eczâlarındaki kuvvetli ukde-i hayatiye ve parlak nûrlar, o silsile-i tefekkürâtın lem‘alarıdırlar. Bana ettikleri te’sîri başka zâtlara da edeceğini düşünerek, âhir ömrümde mecmûunu kaleme almayı niyet etmiştim. Gerçi çok mühim parçaları, Risâle-i Nûr’da derc edilmiştir. Fakat hey’et-i mecmûasında başka bir kıymet ve kuvvet bulunacaktır. Âhir-i ömür muayyen olmadığı için, bu Eskişehir’in hapsindeki mahkûmiyetim ve vaz‘iyetim ölümden daha beter bir şekil aldığından, âhir-i hayatımı beklemeyerek, kardeşlerimin ısrarları ve ilhâhları ile, tağyîr edilmeden, o silsile-i tefekkürât, yedi bâb üzerine yazıldı.</p>

Episode thumbnail for (147) 28. Lem’a/13, Sh 320 | (28.Mektup) Recm-i şeyatîn, kalpteki melek-i ilhâm ve şeytân-ı husûsî hk

June 1, 2026

(147) 28. Lem’a/13, Sh 320 | (28.Mektup) Recm-i şeyatîn, kalpteki melek-i ilhâm ve şeytân-ı husûsî hk

<p>Yirmisekizinci Lem‘a’nın Yirmisekizinci Nüktesiبِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَي الْمَلَاِ الْاَعْلٰي وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ ٭ دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ ٭ اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ ٭ وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ gibi âyetlerin mühim bir nüktesi, ehl-i dalâletin bir tenkîdi münâsebetiyle beyân edilecek. Şöyle ki: Cin ve şeyâtînin câsûsları, semâvât haberlerine kulak hırsızlığı yapıp, gaybî haberleri getirerek, kâhinler ve maddiyyûnlar ve bazı ispirtizmacılar gibi, gāibden haber verenlere haber vermelerini, nüzûl-ü vahyin bidâyetinde, vahye bir şübhe getirmemek için onların o dâimî câsûsluğu, o zaman daha ziyâde şihâblarla recim ve men‘ edildiğine dâir olan mezkûr âyetler münâsebetiyle, gāyet mühim üç başlı bir suâle muhtasar bir cevabdır.Suâl: Bu gibi âyetlerden anlaşılıyor ki, cüz’î ve bazen şahsî bir hâdise-i gaybiyeyi de haber almak için, gāyet uzak bir mesâfe olan semâvât memleketine câsûs şeytanların sokulması ve o çok geniş memleketin her tarafında o cüz’î hâdisenin bahsi varmış gibi; hangi şeytan olsa, hangi yere sokulsa, yarım yamalak o haberi işitecek, getirecek diye bir ma‘nâyı, akıl ve hikmet kabûl etmiyor. Hem nass-ı âyetle, semâvâtın üstünde olduğu bildirilenSayfa 321cennetin meyvelerini, bazı ehl-i risâlet ve ehl-i kerâmet, yakın bir yerden alır gibi alıyorlarmış. Bazen de yakından cenneti temâşâ ediyorlarmış. Bu hâl, nihâyet uzaklık, nihâyet yakınlık içinde bir mes’eledir ki, bu asrın aklına sığmaz. Hem cüz’î bir şahsın cüz’î bir ahvâli; küllî ve geniş olan semâvât memleketindeki mele-i a‘lânın medâr-ı bahsi olması, gāyet hakîmâne olan tedvîr-i kâinâtın hikmetine muvâfık gelmiyor. Halbuki bu üç mes’ele de hakāik-i İslâmiyeden sayılıyor.Elcevab: Evvelen: Onbeşinci Söz nâmındaki risâlede, yedi basamak nâmında, yedi kat‘î mukaddeme ile وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ âyetinin ifade ettiği, yıldızlarla şeytan câsûslarının semâvâttan def‘ ve tardı, öyle bir sûrette isbat edilmiş ki, en muannid maddiyyûnu dahi iknâ‘ eder, susturur ve kabûl ettirir.Sâniyen: Bu uzak zannedilen o üç hakîkat-i İslâmiyeyi, kısa zihinlere yakınlaştırmak için bir temsîl ile işaret edeceğiz. Meselâ, bir hükûmetin dâire-i askeriyesi memleketin şarkında ve dâire-i adliyesi garbında ve dâire-i maârifi şimâlinde ve dâire-i ilmiyesi cenûbunda ve dâire-i mülkiyesi ortasında bulunsa; telsiz telefon ve telgrafla, gāyet muntazam bir sûrette her dâire alâkadâr olduğu vaz‘iyetleri görse ve haber alsa; âdetâ umum o memleket, adliye dâiresi olduğu halde, askerî dâiresidir ve mülkiye dâiresi olduğu halde, ilmiye dâiresi oluyor.Hem meselâ, müteaddid devletlerin ve ayrı ayrı pâyitahtları bulunan hükûmetlerin, bazen oluyor ki, müstemlekât cihetiyle veya imtiyâzât haysiyetiyle veya ticaretler münâsebetiyle bir tek memlekette ayrı ayrı hâkimiyetleri bulunur. Raiyet ve millet bir olduğu halde, herbir hükûmet, kendi imtiyâzı cihetiyle, o raiyetle münâsebetdârdır. Birbirinden çok uzak o hükûmetlerin muâmelâtı, birbirine temas ediyor. Her hânede birbirine yakınlaşıyor ve her adamda iştirâkleri oluyor. Cüz’î mes’eleleri, temas noktalarındaki cüz’î tasarrufâtta görülüyor. Yoksa her cüz’î bir mes’ele, dâire-i külliyeden alınmıyor. Fakat o cüz’î mes’elelerden bahsedildiği zaman, doğrudan doğruya dâire-i külliyenin kanunuyla olduğu cihetiyle, dâire-i külliyeden alınıyor gibi, o dâirede medâr-ı bahsolmuş bir mes’ele şekli verilir tarzda ifade edilir.İşte bu iki temsîl gibi, semâvât memleketi, pâyitaht ve merkez i‘tibâriyle gāyet uzak olduğu halde, arz memleketinde<br></p>

150 total episodes available

Similar Podcasts

Discover related shows you might enjoy

Deep-dive analytics for Lem'alar Mecmuası

Frequently asked questions

Have a different question and can't find the answer you're looking for? Reach out to our support team by sending us an email and we'll get back to you as soon as we can.

What is Lem'alar Mecmuası?

Av. Ali Kurt ile Lem'alar mecmuasından Risale-i Nur dersleri.

Sözler Mecmuası için:

Apple Podcast: https://podcasts.apple.com/us/podcast/risale-i-nur-dersleri/id1776556655

Spotify: https://open.spotify.com/show/2c7AlmTFKP9k6sKJ6QbEPS

Bilgi ve yorumlarınız için: alikurthizmet@gmail.com

How often does this podcast release new episodes?

This podcast updates daily.

Where can I listen to this podcast?

This podcast is available on 4 platforms including Apple Podcasts, Spotify, and more. You can also use the RSS feed directly.

Does this podcast accept guests?

Yes, this podcast regularly features guests.

Legal Disclaimer

Pod Engine is not affiliated with, endorsed by, or officially connected with any of the podcasts displayed on this platform. We operate independently as a podcast discovery and analytics service.

All podcast artwork, thumbnails, and content displayed on this page are the property of their respective owners and are protected by applicable copyright laws. This includes, but is not limited to, podcast cover art, episode artwork, show descriptions, episode titles, transcripts, audio snippets, and any other content originating from the podcast creators or their licensors.

We display this content under fair use principles and/or implied license for the purpose of podcast discovery, information, and commentary. We make no claim of ownership over any podcast content, artwork, or related materials shown on this platform. All trademarks, service marks, and trade names are the property of their respective owners.

While we strive to ensure all content usage is properly authorized, if you are a rights holder and believe your content is being used inappropriately or without proper authorization, please contact us immediately at hey@podengine.ai for prompt review and appropriate action, which may include content removal or proper attribution.

By accessing and using this platform, you acknowledge and agree to respect all applicable copyright laws and intellectual property rights of content owners. Any unauthorized reproduction, distribution, or commercial use of the content displayed on this platform is strictly prohibited.