Podcast thumbnail for Okulsuz Toplum Podcast

Okulsuz Toplum Podcast

Claim This Podcast

by Okulsuz Toplum

33 episodes
Updated Daily
Accepts GuestsHas SponsorsLocation 🇹🇷

Podcast Overview

Kitlesel duygulara iç yolculuk. Toplumsal cesaret ve bireysel vicdanla vardır <br/><br/><a href="https://okulsuztoplum.substack.com?utm_medium=podcast">okulsuztoplum.substack.com</a>

Language

🇹🇷

Publishing Since

10/12/2025

1 verified contact email on file for Okulsuz Toplum Podcast

Pitch yourself as a guest, propose sponsorships, or reach out directly to the host.

Recent Episodes

Episode thumbnail for 14 - OBSKÜRANTİZMİN GÖLGESİNDE

May 17, 2026

14 - OBSKÜRANTİZMİN GÖLGESİNDE

<p><strong> Sis Koridoru (2016 Yazı)</strong></p><p>Gri bir sabah.Kamera yavaşça yükselir; şehri baştan sona kaplayan ağır bir sis vardır. Binalar, arabalar, insanlar—her şey yarı görünür, yarı kayıp.</p><p>Yüksek bir kuleden yayılan loş bir ışık, sisin içinde yol almaya çalışan insanların üzerine düşer. Bu kule, hikâyenin sinematik metaforu olan <strong>Karanlık Kule</strong>’dir—propaganda, karalama ve korkunun merkezî motoru.</p><p>Bir ses yankılanır:</p><p><strong>“Bugünden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”</strong></p><p>Milyonlarca insan bu cümlenin ardından hayatının yönünün değişeceğini bilmeden televizyona bakmaktadır.</p><p>Aynı anda ülkenin dört bir köşesinde sessizlik yayılır.Bir şey kırılmıştır sanki; fakat kırığın sesi duyulmamıştır.</p><p><strong>2. Sahne – Aynaların Kırılması</strong></p><p>Bir sınıf.Duvarlarda dünyanın çeşitli ülkelerinden çocukların fotoğrafları—Afrika, Asya, Latin Amerika.Türkçe öğrenen çocuklar, yapılan sosyal projeler, olimpiyatlardan alınmış kareler…</p><p>Sınıfın ortasında <strong>Emre</strong> (40’lı yaşlarda, öğretmen) oturur.Tüm o fotoğraflar, bir anda kuşatıcı bir yalan kampanyasının hedefi hâline gelmiştir.</p><p>Televizyondan yayılan gürültülü bir haber:“SİZ BUNLARI BİLMİYORDUNUZ! GERÇEKLER ÇOK FARKLI!”</p><p>Emre, ekrandaki manipülatif görüntülere bakar.Montajlanmış kareler, çarpıtılmış cümleler, yüzbinlerce insanın emeğini yok sayan sloganlar…</p><p>Kameranın odaklandığı çerçeveli bir fotoğraf:Bir zamanlar coşkuyla kutlanan <strong>Türkçe Olimpiyatları</strong>.</p><p>Sahnedeki ışık yavaşça kararır.Aynalar çatlamaya başlar.Gerçeklik eğilip bükülür.</p><p><strong>3. Sahne – Karanlık Kule’nin Yükselişi</strong></p><p>Kulede çalışan figürler görünür:Yargıdan kesitler, medya stüdyoları, karanlık odalarda belge uyduran insanlar…</p><p>Obskürantizmin en çıplak hâli.</p><p>Hakikati bulandır, sis yarat, boşluk doldur.Bir şeyin doğru olup olmaması önemli değildir; toplumun neye inanacağı belirlenir.</p><p>Bir stratejist şöyle der:</p><p><strong>“Karanlık iyidir. Ne kadar az bilirlerse, o kadar çok yönetilirler.”</strong></p><p>Bu cümle kulenin içindeki tüm mekanizmaların ortak zihniyetidir.</p><p><strong>4. Sahne – Yolcuların Sessizliği</strong></p><p>Bir havaalanı.Yakın plan: Küçük bir bavul.Üzerine iliştirilmiş bir etiket: <strong>“Sadece gerekli eşyalar.”</strong></p><p>Hizmet mensupları ülkeden ayrılmaktadır.Kimi öğrenci, kimi akademisyen, kimi iş insanı, kimi öğretmen…</p><p>Hiçbiri bir suçtan kaçmıyordur aslında.Kaçtıkları şey <strong>Karanlık Kule’nin ürettiği sis</strong>tir.</p><p>Sis, insanı zehirler.İnsanın üzerine çöker, onu hem görünmez hem suskun kılar.</p><p>Terminalde birbirine sarılan insanlar, boğazları düğümlenen çocuklar, bir daha dönüp dönemeyeceğini bilemeyen anne-babalar…</p><p>Bu göç, fiziksel değil sadece; aynı zamanda <strong>epistemik bir kaçıştır</strong>.Hakikat karanlığa gömüldüğünde, insanların kendilerini koruyacak tek yer vicdanlarının sığındığı başka coğrafyalardır.</p><p><strong>5. Sahne – Diasporanın Aynası</strong></p><p>Yıl 2018.Berlin’de küçük bir kafe.Camdan dışarı bakıldığında karın altında yürüyen insanlar görülür.</p><p>Kafenin arka tarafında, her biri farklı ülkelerden gelmiş bir grup gönüllü oturmaktadır.Ellerinde dizüstü bilgisayarlar, hesap defterleri ve kitaplar…</p><p>Küçük fakat kararlı bir ses yankılanır:</p><p><strong>“Hakikat boğulmasın. Ne biliyorsak yazacağız. Ne görüyorsak anlatacağız.”</strong></p><p>Bu diaspora, obskürantizmin kararttığı alanları açmaya kararlıdır.Gönüllüler videolar çekmekte, raporlar hazırlamakta, eğitim projeleri kurmaktadır.</p><p>Göç ettikleri her yerde yeni okullar açılmasa da, <strong>yeni hikâyeler</strong> açılmaktadır.</p><p>Kameranın gözünden görülen şey, karanlığa rağmen içte yanmaya devam eden <strong>fenerdir</strong>.</p><p><strong>6. Sahne – İçeride Kalanlar</strong></p><p>Türkiye’de kalan gönüllüler, sürekli bir sis perdesi altında yaşamaktadır.</p><p>Bir öğretmenin kapısı çalınır.Polisler içeri girer.Evdeki kitaplar, ödüller, eski öğrencilerden gelen mektuplar toplanır.</p><p>O sırada öğretmen sessizce düşünür:</p><p><strong>“Bu kadar iyiliği nasıl bu kadar kötü gösterebildiler?”</strong></p><p>Cevap aslında obskürantizmin mantığında gizlidir:İyi ya da kötü değildir önemli olan—<strong>görünür olan</strong>dır.Bir şey görünmezse, yok sayılır; eğer sürekli kötü ışıkla görünürse, kötülük zannedilir.</p><p>Bu sahne sinematik olarak yarım ışıkla çekilir.Odada gölgeler dolaşır.Gerçeklik bir görüntü değildir artık; bir kurguya dönüştürülmüştür.</p><p><strong>7. Sahne – Kırık Pusula</strong></p><p>Bir gazeteci, sistemin içinden ayrılmış, vicdanı sızlayan biri, gizli bir arşiv kutusu açar.</p><p>İçinde montajlanmış videoların orijinalleri, iftiraların hazırlanış notları, karalama planlarının taslakları vardır.</p><p>Gazeteci şöyle fısıldar:</p><p><strong>“Hakikatin üstünü örtseler bile tozun altında kalır; yok olmaz.”</strong></p><p>Kırık pusulanın akrep ve yelkovanı bir süre sonra kendi yönünü bulur.Toplumsal hafıza, uzun sürse de en sonunda doğruyu ayıklar.</p><p>Bu sahne, bir uyanışın başlangıcıdır.</p><p><strong>8. Sahne – Fenerlerin Toplanışı</strong></p><p>2022’den itibaren dünyanın çeşitli yerlerinde gönüllüler buluşmayı sürdürür.Küçük gruplar hâlinde eğitim, insani yardım, kültürel etkinlikler düzenlenir.</p><p>Kamera, Londra’dan Nairobi’ye, Toronto’dan Tokyo’ya hızlı geçişlerle dünyanın farklı noktalarında çakan küçük ışıkları gösterir.</p><p>Bu ışıklar, bireysel fenerlerdir.Obskürantizmin karartmaya çalıştığı alanlarda yeniden görünürlük üretmektedirler.</p><p>Her sahnede farklı bir cümle duyulur:</p><p>* “Biz hâlâ buradayız.”</p><p>* “Biz yok olmadık.”</p><p>* “Bizim hikâyemiz karanlıkla değil, ışıkla yazılır.”</p><p><strong>9. Sahne – Gölgeden Çıkan Hakikat</strong></p><p>Bir panel odası.Bir akademisyen, Hizmet Hareketinin eğitim, diyalog ve toplumsal katkı yönlerini anlatmaktadır.Yüzlerce insan dinlemektedir.</p><p>Soru-cevap kısmında biri ayağa kalkar:</p><p><strong>“Peki 2016’da anlatılanlara ne diyorsunuz?”</strong></p><p>Akademisyen durur, gözlerini kapar ve sonra der ki:</p><p><strong>“Obskürantizm, inkârdan daha ağır bir suçtur.Bir toplumu bile isteye karanlığa mahkûm etmektir.Ama karanlık, hakikati yok edemez.Sadece geciktirir.”</strong></p><p>Salonda derin bir sessizlik olur.</p><p>Bu söz, senaryonun en yoğun dramatik düğüm noktasıdır.</p><p><strong>10. Sahne – Sislerin Dağılışı</strong></p><p>Son sahne tekrar sisli şehirde geçer.Aynı şehir, aynı caddeler…Fakat bu kez sis hafiflemeye başlamıştır.</p><p>Küçük bir çocuk yürürken bir şey fark eder:Yerde kırık ama temiz bir ayna parçası.</p><p>Aynayı kaldırır.Güneş ışığı parçaya vurur ve etrafa parlak bir yansıma saçar.</p><p>Sembolik olarak bu, <strong>hakikatin geri dönüşüdür</strong>.</p><p>Arka planda anlatıcı konuşur:</p><p><strong>“Hakikati karartmak için sis, duman ve gürültü yetmez.Çünkü insan, düşünür;düşünen insan soru sorar;soru soran insan, bir gün mutlaka ışığa ulaşır.Ve karanlık ne kadar güçlü olursa olsun,tek bir fener bile gecenin büyüsünü bozar.”</strong></p><p>Kamera yükselirken şehir artık görünür hâle gelmiştir.Gök yavaşça açılır.</p><p></p> <br/><br/>Get full access to Asım İşler at <a href="https://okulsuztoplum.substack.com/subscribe?utm_medium=podcast&#38;utm_campaign=CTA_4">okulsuztoplum.substack.com/subscribe</a>

Episode thumbnail for 13 - Düşüncenin Limanı

May 16, 2026

13 - Düşüncenin Limanı

<p><strong>I. SAHNE – Boş Bir Odada Başlangıç</strong></p><p>Kamera yavaşça bir odanın içine girer.Oda boş, tek bir masa ve üzerinde açık bir defter.Pencereden hafif bir güneş ışığı süzülüyor; toz zerrecikleri ışıkta dans ediyor.</p><p><strong>Yusuf</strong>, 50’lerinde, eski bir öğretmen ve gönüllü, masanın başında oturuyor.Ellerini çenesine dayamış, gözleri uzaklara dalmış.</p><p></p><p><strong>Yusuf (iç monolog):</strong>“2016’dan beri her şeyi sorguluyorum…Gerçekten neler yaptık? Nereye gidiyoruz?Düşünüyorum… öyleyse hâlâ varım.Ama bu düşünce yalnızlıkta ağır bir yük gibi.”</p><p>Odada sessizlik hüküm sürüyor. Yusuf’un nefesi duyuluyor.Geçmişin yansımaları pencerede gölgelerle oynuyor: eski öğrenciler, gönüllüler, kaybolmuş projeler…</p><p><strong>Yusuf (iç monolog):</strong>“Düşünce, bazen hareketin yerini alır.Ama hareketsizlikle birleşirse, çürüyen zaman gibi ağırlaşır.”</p><p><strong>II. SAHNE – 2016’nın Kırılma Anı</strong></p><p>Flashback: 2016, bir konferans salonu.Hareketin gönüllüleri ve öğrencileri bir arada.Bir anda telefonlar çalıyor, sosyal medya fırtınası başlıyor, haberler ve suçlamalar yayılıyor.</p><p><strong>Zehra</strong>, genç gönüllü, Yusuf’a yaklaşır:</p><p><strong>Zehra:</strong> “Hoca’m, herkes bir anda neden bize karşı böyle?Her şeyi doğru yapmadık mı?”<strong>Yusuf:</strong> “Doğru olan her zaman görülmez, evlat…Düşüncelerimiz ve niyetlerimiz başkalarının gözünde donuk kalır.Ama bu düşünce, varlığımızı ve direncimizi besler.”</p><p>Kamera yavaşça dönerek Yusuf’un gözlerindeki kararlılığı ve karışıklığı gösterir.Işık, gölgelerle mücadele ediyor, her bir ışık huzmesi geçmişin hatırlattığı trajedileri temsil ediyor.</p><p><strong>III. SAHNE – İçsel Yolculuk</strong></p><p>Yusuf, odasında düşünceyle baş başa kalır.</p><p>* Deftere yazıyor, siliyor, tekrar yazıyor.</p><p>* Her kelime, hareketin görünmeyen çabalarını simgeliyor.</p><p><strong>Yusuf (iç monolog):</strong>“2016’dan sonra kalabalık azaldı… bazıları gitti, bazıları sustu.Ama ben düşünüyorum, varım, hâlâ buradayım.Ve düşüncelerimle hareket etmeye devam ediyorum.Çünkü fikir, bir eylem kadar güçlüdür, belki daha da güçlü.”</p><p>Kamera, Yusuf’un gözlerinden yansıyan geçmiş sahneleri gösterir:</p><p>* Kitap dağıtımları</p><p>* Dersler</p><p>* Topluluk etkinlikleri</p><p>* Boş koltuklar ve eksik gönüllüler</p><p><strong>Zehra (iç monolog):</strong>“Hoca’m, biz düşünerek hareket edebilir miyiz?Yoksa düşüncelerimiz, kaybolan zamanın gölgesinde mi kalır?”</p><p><strong>IV. SAHNE – Düşüncenin Gücü</strong></p><p>Zaman geçer, günler ve geceler birbirine karışır.Yusuf, öğrencilerle yeniden çalışmaya başlar.</p><p>* Yeni dersler, yeni projeler</p><p>* Eskiden gidenlerin yerine gelen yeni gönüllüler</p><p>* Her yeni adım, düşüncenin hareketle birleşmesini temsil eder</p><p><strong>Yusuf:</strong>“Düşüncelerimiz, eğer eyleme dönüşmezse boşlukta asılı kalır.Ama eyleme dönüştüğünde, görünmeyen bir güç olur.Biz hâlâ varız, çünkü hâlâ düşünüyor ve hâlâ hareket ediyoruz.”</p><p>Kamera, öğrencilerin gözlerine odaklanır:</p><p>* Merak, umut ve kararlılık</p><p>* Her bakış, hareketin geleceğini temsil ediyor</p><p><strong>V. SAHNE – Gelecek ve Umut</strong></p><p>2022…</p><p>* Yusuf ve Zehra, küçük bir merkezde öğrencilerle çalışıyor.</p><p>* Ferah bir sınıf, renkli duvarlar, pencereden güneş ışığı süzülüyor</p><p>* Odadaki sessizlik artık yerini neşeli seslere bırakmış</p><p><strong>Zehra:</strong> “Hoca’m, düşünce hâlâ var ama artık eylem de var.Biz varız ve hareket ediyoruz.”<strong>Yusuf:</strong> “Evet, evlat… Düşünce ve eylem birleşince gerçek güç ortaya çıkar.2016 bizi durdurmak istedi, ama biz hâlâ buradayız, hâlâ varız.Ve düşüncelerimizle yolumuza devam ediyoruz.”</p><p>Kamera yukarıdan panlar:</p><p>* Merkezdeki öğrenciler, gönüllüler, etkinlikler</p><p>* Liman gibi şehir manzarası</p><p>* Güneş ışığı her köşeyi aydınlatıyor</p><p></p><p><strong>Senaryonun Ana Mesajı</strong></p><p>2016 sonrası, çok kimse dış dünyada algılanmayan kayıplar ve zor koşullarla karşılaştı; ancak düşünce ve farkındalık hâlâ varlığın temelidir.Düşünmek, eyleme dönüştüğü sürece varlığın ve hareketin garantisidir.</p><p><strong>Alt temalar:</strong></p><p>* Zorluklar karşısında içsel güç</p><p>* Düşünce ile eylemin birleşimi</p><p>* Geçmişin gölgeleri ve geleceğe umutla bakmak</p><p>* Nesiller arası dayanışma ve öğretinin sürekliliği</p> <br/><br/>Get full access to Asım İşler at <a href="https://okulsuztoplum.substack.com/subscribe?utm_medium=podcast&#38;utm_campaign=CTA_4">okulsuztoplum.substack.com/subscribe</a>

Episode thumbnail for 11 - Unutulan Ahit

May 15, 2026

11 - Unutulan Ahit

<p><strong>1. SAHNE – Gecenin Sessizliği</strong></p><p>Karanlık bir gecede İstanbul’un eski semtlerinden birinde küçük bir ev.Pencerenin önünde oturan yaşlı bir adam, <strong>Hoca Yusuf</strong>, Kur’an sayfalarını sessizce çevirir.Gözleri yorgun ama içi canlıdır.</p><p></p><p>Ayetin üzerinde durur:</p><p>“Nimetimi hatırlayın… Ahdimi yerine getirin… Benden korkun.”</p><p>Fısıldar:</p><p>“Rabbim, unuttuk galiba… Hem nimeti, hem de korkumuzu yanlış yerlere verdik.”</p><p><strong>2. SAHNE – 2013’ten Hatıralar</strong></p><p>Yusuf’un zihni yıllar öncesine gider.Camilerden yükselen ezan, öğrencilerin kahkahaları, dünyanın dört bir yanındaki okullarda Türkçe öğrenen çocukların mutluluğu…</p><p>Öğretmenler dünyanın her köşesinde umudu çoğaltıyordu:Afrika’da bir sınıf,Asya’da bir pansiyon odası,Avrupa’da bir kültür merkezinde gönüllü akşam dersleri…</p><p></p><p>Bu görüntüler ayetin ilk kısmını hatırlatıyordu:</p><p><strong>“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”</strong></p><p>Evet, nimet çoktu:Eğitim, diyalog, hizmet, kardeşlik, dua, fedakârlık…</p><p>Ama insan nimetin içine girince çoğu zaman fark etmiyordu.Nimet “hava” gibi oluyordu; ancak kaybedildiğinde farkına varılıyordu.</p><p><strong>3. SAHNE – Fırtına</strong></p><p>2016’nın karanlık günleri.Sokaklarda panik, ekranlarda öfke, gazetelerde itham.Bir gecede herkesin dili değişti.Dün “iyilik hareketi” denilen insanlar, ertesi gün “düşman” ilan edildi.</p><p>Evlerde sabaha kadar ışıklar yanıyordu.Aileler fısıltıyla konuşuyor, her kapı sesi yüreğe bir bıçak gibi saplanıyordu.</p><p>Yusuf, o gece yüzlerce mesaj aldı:</p><p>“Hoca’m polis kapıda.”“Oğlumu götürdüler.”“Komşular selamı kesti.”“Hocam işten atıldım.”</p><p>Ve en çok acıtan cümle:</p><p>“Biz ne yaptık ki?”</p><p><strong>4. SAHNE – Ayetin Gölgeleri</strong></p><p>Yusuf tekrar ayetin üzerine eğilir.</p><p><strong>“…ahdimi yerine getirin ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”</strong></p><p>Ahd…Emanet…Sırf insanlara değil, Allah’a verilen sözler…</p><p>Fırtına patladığında ilk unutulan şeylerden biri “ahit” olmuştu.</p><p>Bazıları korkudan dağıldı.Bazıları baskıya dayanamadı.Bazıları susmayı seçti.Bazıları uzaklaştı, izlerini sildi.Bazıları ise başını eğip sabırla bekledi.</p><p>Ama hepsinin ortak duygusu vardı: <strong>korku.</strong></p><p>Yusuf düşündü:</p><p>“Biz kime korku duyduk?Allah mı, yoksa insanlar mı?”</p><p><strong>5. SAHNE – Ahmet Öğretmen</strong></p><p>Hikâyenin merkezindeki karakterlerden biri <strong>Ahmet</strong>.Dünyanın en yoksul bölgelerinde yıllarca sınıf kurmuş bir matematik öğretmeni.2016 sonrası tutuklandı, aylarca hapiste kaldı, sonra serbest bırakıldı ama hayatı altüst oldu.</p><p>Bir gece Yusuf’a şöyle dedi:</p><p>“Hoca’m, ben Allah’a verdiğim sözü unutmadım.Fakat insanların verdiği hükmün ağırlığı, bazen ahdi unutturacak gibi oluyor.”</p><p>Yusuf ona ayeti okur:</p><p>“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”</p><p>Ahmet gözlerini kapar:</p><p>“Yani biz sadece kendi görevimizi tutacağız, değil mi?”“Evet evlat. Biz kendi sözümüzü tutarız. Sonrası Rabbimin.”</p><p><strong>6. SAHNE – Kayıplar</strong></p><p>2016 sonrası binlerce insan dağıldı.Bir kısmı ülkesini terk etti.Bir kısmı hapiste yıllar geçirdi.Bir kısmı sessiz ve görünmez oldu.Bazıları ise içten içe kırıldı.</p><p>Kimi dostluklar bitti.Kimi aileler parçalandı.Kimi yıllarca emek verdiği kurumun kapısından bile geçemedi.</p><p>Toplumun bir bölümü, “mahalle baskısı” adıyla bilinen şeyin en acımasız versiyonunu yaşadı.</p><p>Ve Yusuf acı bir gerçeği fark etti:</p><p>“Nimet çoktu… ama nimetin şükrü azdı.Ahit büyüktü… ama ahdin gereğini yapan azdı.Korku yoğundu… ama korku yanlış tarafa yöneltildi.”</p><p><strong>7. SAHNE – Küllerin İçinden</strong></p><p>Aradan yıllar geçti.Avrupa’da, Asya’da, Afrika’da yeni okullar açıldı.Gönüllüler yeniden ders vermeye başladı.Kimi online, kimi küçük odalarda, kimi parklarda çocuklara matematik, Türkçe, İngilizce öğretti.</p><p>Yusuf bir gün küçük bir gönüllü evinde gençlerle buluştu.Gençler ona şöyle dedi:</p><p>“Hoca’m, yeniden başlayabilir miyiz?”“Biz geri dönebilir miyiz?”“Allah’ın ahdi bizimle midir hâlâ?”</p><p>Yusuf, Kur’an’ın o sayfasını açtı, parmağını ayetin üzerine koydu:</p><p><strong>“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”</strong></p><p>Sonra ekledi:</p><p>“Allah’ın ahdi, bizim sadakatimizle ilgilidir.İnsanların alkışını kaybettik diye Allah’ın rızasını kaybetmiş olmayız.Yeter ki korkumuzu doğru yere koyalım.”</p><p><strong>8. SAHNE – Yeniden Doğan Söz</strong></p><p>Dışarıda hafif bir yağmur yağıyordu.Yusuf pencereye döndü ve mırıldandı:</p><p>“Biz unutsak da Allah unutmaz.Biz terk edilsek de Allah terk etmez.Ahdi bizden isteyen O’dur,karşılığını verecek olan da O’dur.”</p><p>Gençlerden biri, Zeynel, titrek bir sesle sordu:</p><p>“Hoca’m, bundan sonra ne olacak?”</p><p>Yusuf cevap verdi:</p><p>“Ahdi tutanlar, kaybettiklerini geri alacak.Nimet, yeniden doğacak.Korku bitince hakikat görünür olacak.”</p><p><strong>9. SAHNE – Son Söz</strong></p><p>Kamera yavaşça açılır…Kitabın üzerinde ayet görünür:</p><p><strong>“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”</strong>Çünkü unutan için gelecek yoktur.</p><p><strong>“Ahdimi yerine getirin…”</strong>Çünkü sözünü tutan, yeniden inşa eder.</p><p><strong>“…ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”</strong>Allah’ın vaadi, insanların hükümlerinden çok daha gerçektir.</p><p><strong>“Benden korkun.”</strong>İnsanın değil, Hakk’ın korkusu insanı aziz kılar.</p><p>Ve Yusuf’un son cümlesi yankılanır:</p><p><strong>“Bizi yıkan fırtına değil, unuttuğumuz söz oldu.</strong><strong>Bizi ayağa kaldıracak olan da yine o söz olacak.”</strong></p><p>🌿 <strong>Temanın Özeti</strong></p><p>Bu senaryoda:</p><p>* <strong>Nimet</strong> → Hizmet’in yıllarca yaptığı eğitim, diyalog ve iyilik faaliyetleri</p><p>* <strong>Ahit</strong> → Samimiyet, ahlâk, doğruluk, adalet ve Allah’a bağlılık</p><p>* <strong>Korku</strong> → 2016 sonrası yönü değişen toplumsal baskı ve zulüm atmosferi</p><p>* <strong>Ahdin karşılığı</strong> → yeniden toparlanma, yeni mekânlarda yeni başlangıçlar</p><p>olarak sembolleştirilmiştir.</p><p></p> <br/><br/>Get full access to Asım İşler at <a href="https://okulsuztoplum.substack.com/subscribe?utm_medium=podcast&#38;utm_campaign=CTA_4">okulsuztoplum.substack.com/subscribe</a>

33 total episodes available

Deep-dive analytics for Okulsuz Toplum Podcast

Frequently asked questions

Have a different question and can't find the answer you're looking for? Reach out to our support team by sending us an email and we'll get back to you as soon as we can.

What is Okulsuz Toplum Podcast?

Kitlesel duygulara iç yolculuk. Toplumsal cesaret ve bireysel vicdanla vardır <br/><br/><a href="https://okulsuztoplum.substack.com?utm_medium=podcast">okulsuztoplum.substack.com</a>

How often does this podcast release new episodes?

This podcast updates daily.

Where can I listen to this podcast?

This podcast is available on 4 platforms including Apple Podcasts, Spotify, and more. You can also use the RSS feed directly.

Does this podcast accept guests?

Information about guest appearances is not available.

Legal Disclaimer

Pod Engine is not affiliated with, endorsed by, or officially connected with any of the podcasts displayed on this platform. We operate independently as a podcast discovery and analytics service.

All podcast artwork, thumbnails, and content displayed on this page are the property of their respective owners and are protected by applicable copyright laws. This includes, but is not limited to, podcast cover art, episode artwork, show descriptions, episode titles, transcripts, audio snippets, and any other content originating from the podcast creators or their licensors.

We display this content under fair use principles and/or implied license for the purpose of podcast discovery, information, and commentary. We make no claim of ownership over any podcast content, artwork, or related materials shown on this platform. All trademarks, service marks, and trade names are the property of their respective owners.

While we strive to ensure all content usage is properly authorized, if you are a rights holder and believe your content is being used inappropriately or without proper authorization, please contact us immediately at hey@podengine.ai for prompt review and appropriate action, which may include content removal or proper attribution.

By accessing and using this platform, you acknowledge and agree to respect all applicable copyright laws and intellectual property rights of content owners. Any unauthorized reproduction, distribution, or commercial use of the content displayed on this platform is strictly prohibited.